Köpeklerde Obezite – Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi ve Korunma Yöntemleri
- VetSağlıkUzmanı

- 15 de out.
- 18 min de leitura
Atualizado: 23 de out.
Köpeklerde Obezite Nedir?
Köpeklerde obezite, yalnızca fazla kilolu olma durumu değil; aynı zamanda metabolik, hormonal ve sistemik etkileri olan ciddi bir kronik hastalık olarak kabul edilir. Obezite, vücutta yağ dokusunun aşırı artması sonucu organ fonksiyonlarını, eklem sağlığını ve yaşam süresini doğrudan etkileyen bir durumdur. Araştırmalar, köpeklerin ideal vücut ağırlıklarının %20’sinden fazlasına ulaştığında obez sayıldığını göstermektedir.
Bu rahatsızlık yalnızca estetik bir problem değildir; kalp-damar sistemi, kas-iskelet yapısı, solunum organları, karaciğer, böbrek ve endokrin (hormonal) sistem üzerinde ciddi yük oluşturur. Fazla yağ dokusu, vücutta yalnızca enerji deposu görevi görmez; aynı zamanda iltihap mediyatörleri (sitokinler) salgılayarak kronik inflamasyonu tetikler. Bu da hücresel düzeyde metabolik stres yaratarak birçok organda bozulmaya yol açar.
Veteriner hekimler köpeklerdeki obeziteyi değerlendirmek için “Body Condition Score (BCS)” sistemini kullanır. Bu sistem, 1’den 9’a kadar derecelendirilir ve vücuttaki yağ dağılımını gözle değerlendirir:
1–3: Zayıf
4–5: İdeal
6: Hafif kilolu
7–9: Obez
BCS skoru 7 veya üzeri olan köpeklerde kaburga kemikleri hissedilemez hale gelir, karın çizgisi kaybolur ve boyun çevresinde yağ birikimi fark edilir. Klinik olarak yapılan çalışmalar, obez köpeklerin zayıf köpeklere göre ortalama 2 yıl daha kısa yaşadığını göstermektedir.
Obezitenin görülme sıklığı özellikle şehir yaşamında artmaktadır. Azalan fiziksel aktivite, yüksek kalorili mamalar, ev yemekleriyle besleme alışkanlığı ve kısırlaştırma sonrası hormonal değişiklikler, bu artışın temel nedenleri arasındadır.
Ayrıca obezite, köpeklerde diyabet, hipertansiyon, artrit ve kalp hastalıklarının gelişimini kolaylaştıran güçlü bir risk faktörüdür. Bu nedenle modern veteriner tıpta artık “obezite” sadece kilo fazlalığı değil, çoklu sistemleri etkileyen kronik bir hastalık olarak ele alınmaktadır.

Köpeklerde Obezitenin Nedenleri (Genetik, Beslenme ve Çevresel Faktörler)
Köpeklerde obezite, tek bir nedene bağlı olarak gelişmez. Çoğu zaman genetik, beslenme alışkanlıkları, çevresel koşullar ve hormonal bozuklukların birleşimi sonucu ortaya çıkar. Bu karmaşık etkenleri anlamak, obeziteyle mücadelede en önemli adımdır.
1. Genetik Faktörler
Bazı köpek ırkları, metabolik yapıları gereği obeziteye yatkındır. Labrador Retriever, Beagle, Cocker Spaniel, Dachshund, Golden Retriever ve Basset Hound gibi ırklar genetik olarak daha düşük metabolik hıza sahiptir. Bu durum, aynı miktarda mama tüketildiğinde bile diğer ırklara göre daha hızlı kilo almalarına yol açar.Ayrıca, LEPR (leptin reseptörü) geninde görülen bazı mutasyonlar köpeklerde iştah kontrolünü olumsuz etkileyerek aşırı yeme eğilimini artırır. Leptin, beyne tokluk sinyali gönderen bir hormondur; bu mekanizmadaki bozulma, “hep açlık hissi” şeklinde davranışlara neden olabilir.
2. Beslenme Kaynaklı Nedenler
Aşırı Kalori Alımı: En sık karşılaşılan sebeptir. Özellikle ev yemekleriyle beslenen veya serbest mama erişimine sahip köpeklerde kontrolsüz kalori alımı kolaylaşır.
Dengesiz Mama İçeriği: Karbonhidrat oranı yüksek, protein oranı düşük mamalar kilo alımını hızlandırır. Ucuz mamalarda genellikle mısır ve buğday gibi dolgu malzemeleri fazladır.
Atıştırmalıklar ve Ödül Mamaları: Eğitim veya ilgi göstergesi olarak sık verilen ödül mamaları, günlük kalori dengesini ciddi şekilde bozar.
Kısırlaştırma Sonrası Enerji İhtiyacı Azalması: Kısırlaştırılmış köpeklerde metabolizma yavaşlar ve iştah artar. Aynı miktarda mama verilmeye devam edilirse kısa sürede kilo artışı kaçınılmaz olur.
3. Hormonal ve Tıbbi Nedenler
Bazı hastalıklar da kilo artışını kolaylaştırır:
Hipotiroidizm: Tiroid bezinin yetersiz çalışması sonucu metabolizma yavaşlar.
Cushing Sendromu (Hiperadrenokortisizm): Böbrek üstü bezlerinden fazla kortizol salgılanması, yağ depolanmasını artırır.
İnsülin Direnci: Aşırı karbonhidrat tüketimi insülin duyarlılığını azaltır ve yağ birikimini tetikler.
4. Çevresel ve Yaşam Tarzı Faktörleri
Ev ortamında yaşayan, uzun süre yalnız kalan ve yeterince egzersiz yapmayan köpeklerde obezite riski yüksektir. Yürüyüş sıklığının azalması, stres kaynaklı yeme davranışları ve sahiplerin yanlış besleme alışkanlıkları bu süreci hızlandırır.
Ayrıca, bazı sahipler “köpeğin tok görünmesini” sağlıklı olduğuna dair yanlış bir algıyla karıştırır. Oysa ideal kilo, köpeğin kaburgalarının elle hissedilebilir, ancak dışarıdan görünmeyecek şekilde olmasıyla ölçülür.

Köpeklerde Obezitenin Belirtileri ve Tanı Yöntemleri
Köpeklerde obezitenin erken dönemde fark edilmesi, kalıcı sağlık sorunlarının önlenmesi açısından büyük önem taşır. Ancak birçok sahip, köpeğinin kilo aldığını geç fark eder çünkü değişim genellikle yavaş ve kademeli olur. Obezitenin hem fiziksel hem davranışsal belirtileri vardır ve veteriner hekim tanı sürecinde bu iki yönü birlikte değerlendirir.
1. Fiziksel Belirtiler
Kaburgaların Hissedilememesi: İdeal kilodaki bir köpeğin kaburgaları hafif bastırmayla hissedilebilir olmalıdır. Obez köpeklerde kaburgalar kalın yağ tabakası altında kaybolur.
Karın Çizgisinin Kaybolması: Sağlıklı bir köpekte göğüs altından kuyruk hizasına doğru belirgin bir incelme bulunur. Obez hayvanlarda bu çizgi düzleşir veya tamamen kaybolur.
Boyun ve Sırt Yağlanması: Özellikle boyun, sırt ve kuyruk kökünde yağ birikimi gözle görülür hale gelir.
Hareketlerde Ağırlaşma: Yavaş yürüyüş, merdiven çıkmada zorlanma, sık nefes alma ve çabuk yorulma sık görülür.
Cilt Kırışıklıkları ve Dökülme: Yağ dokusu artışı, ciltte gerginlik ve tüy dökülmesine neden olur.
2. Davranışsal Belirtiler
Obez köpekler genellikle daha az hareket eder, oynamak istemez, uyku süreleri uzar ve nefes alırken ses çıkarabilirler. Bu köpekler genellikle ısıya karşı aşırı duyarlı hale gelir; sıcak havalarda hızlı nefes alıp verme (hiperventilasyon) ve halsizlik görülür.
Ayrıca obez köpeklerde iştah paradoksu adı verilen durum gözlenebilir: Hayvan çok yese de tokluk hissine ulaşamaz çünkü leptin direnci gelişmiştir.
3. Tanı Yöntemleri
Veteriner hekimler obezite tanısını sadece gözle değil, sistematik değerlendirmelerle koyar:
a) Body Condition Score (BCS)
Köpeğin vücut yağ oranı, 1’den 9’a kadar derecelendirilir.
1–3: Zayıf
4–5: İdeal
6: Hafif kilolu
7–9: Obez
b) Vücut Ağırlığı Takibi
Köpeğin yaşı, ırkı ve cinsiyetine göre belirlenen ideal kilo aralığıyla karşılaştırma yapılır. Ortalama 10–15% fazla ağırlık obezite sınırını gösterir.
c) Kas Yağ Oranı (Body Fat Index)
Gelişmiş kliniklerde ultrason, BIA (bioimpedans analizi) veya 3D vücut tarama sistemleriyle kas ve yağ oranı hesaplanır.
d) Kan Tahlili ve Hormon Profili
Tiroid (T4, TSH) ve kortizol seviyeleri ölçülerek hormonal nedenler araştırılır. Ayrıca karaciğer, böbrek ve pankreas fonksiyonları incelenir.
4. Erken Tanının Önemi
Erken fark edilen obezite, yaşam tarzı değişiklikleriyle tamamen kontrol altına alınabilir. Ancak uzun süredir devam eden kilo fazlalığında iç organlar etkilenmiş olabilir ve tedavi süreci daha karmaşık hale gelir.
Köpeklerde Obeziteye Yatkın Irklar (Tablo: Irk | Yatkınlık Nedeni | Risk Düzeyi)
Obezite, tüm köpeklerde görülebilse de bazı ırklarda genetik, hormonal veya yapısal nedenlerle çok daha sık ortaya çıkar. Bu ırklarda hem metabolizma hızı daha düşüktür hem de enerji harcaması sınırlıdır. Ayrıca bazı ırklarda “yeme motivasyonu” genetik olarak diğerlerinden yüksektir.
Aşağıdaki tablo, köpeklerde obeziteye en yatkın ırkları, bu yatkınlığın nedenlerini ve risk düzeylerini göstermektedir:
Irk Adı | Yatkınlık Nedeni | Risk Düzeyi |
Labrador Retriever | Leptin reseptör geninde mutasyon; yüksek iştah eğilimi | Çok yüksek |
Beagle | Düşük metabolik hız; egzersiz azlığına duyarlılık | Çok yüksek |
Cocker Spaniel | Kısırlaştırma sonrası hızlı kilo alma eğilimi | Yüksek |
Golden Retriever | Kalıtsal tiroid problemleri ve yüksek mama tüketimi | Yüksek |
Dachshund (Sosis Köpek) | Kısa bacak yapısı nedeniyle düşük aktivite düzeyi | Orta–yüksek |
Basset Hound | Enerji harcaması düşük, hareket kısıtlılığı fazla | Orta–yüksek |
Bulldog (İngiliz & Fransız) | Brachycephalic (kısa burunlu) yapı nedeniyle egzersiz toleransı düşük | Yüksek |
Pug | Nefes alma zorluğu ve düşük hareket kapasitesi | Çok yüksek |
Boxer | Yüksek kas yapısına rağmen fazla kalori alımıyla hızlı yağ depolama | Orta |
Shih Tzu | Sahip davranışına bağlı aşırı ödül maması tüketimi | Orta–yüksek |
Newfoundland | Büyük vücut yapısı nedeniyle kilo artışı erken fark edilmez | Yüksek |
Rottweiler | Kas kütlesi altında yağ birikimi fark edilmeyebilir | Orta |
Bichon Frise | Ev ortamında düşük aktivite ve aşırı mama tüketimi | Orta–yüksek |
Lhasa Apso | Küçük ırk olup hareket azlığına bağlı hızlı kilo artışı | Orta |
Maltese | Sürekli atıştırmalık ve masa artığı tüketimi | Orta |
Cavalier King Charles Spaniel | Kalp hastalıklarıyla birlikte kilo artışı sık görülür | Yüksek |
Saint Bernard | Büyük ırk, düşük hareket düzeyi ve yüksek iştah | Yüksek |
Shetland Sheepdog | Genetik yatkınlık ve aşırı ödül beslenmesi | Orta–yüksek |
Tablo Analizi
Bu ırklarda obezite genellikle üç temel faktörle tetiklenir:
Genetik yavaş metabolizma (Labrador, Beagle, Pug gibi),
Egzersiz yetersizliği (Bulldog, Dachshund, Basset Hound gibi),
Sahip kaynaklı yanlış beslenme alışkanlıkları (Maltese, Shih Tzu, Cocker Spaniel gibi).
Veteriner kliniklerinde bu ırklar için erken kilo kontrolü ve önleyici diyet planı oluşturmak çok önemlidir. Özellikle kısırlaştırma sonrası ilk 6 ay, kilo alımının en hızlı olduğu dönemdir.
Köpeklerde Obezitenin Sağlık Üzerindeki Etkileri (Organ Sistemlerine Göre)
Obezite, köpeklerde yalnızca kilo artışıyla sınırlı kalmaz; tüm vücut sistemlerini etkileyen metabolik bir hastalık haline gelir. Yağ dokusu, pasif bir depo değildir; aksine hormonal olarak aktif bir organdır ve birçok biyolojik süreç üzerinde etkili olur. Bu nedenle obez köpeklerde, yaşam kalitesi ciddi oranda düşer ve birçok kronik hastalık gelişir.
1. Kalp ve Dolaşım Sistemi
Fazla yağ dokusu, kalp kasının iş yükünü artırır. Vücut kütlesi arttıkça kalbin kan pompalamak için harcadığı efor da yükselir. Bu durum hipertansiyon, kalp yetmezliği ve aritmi riskini artırır. Obez köpeklerde damar elastikiyeti azalır, kan basıncı yükselir ve dokulara oksijen taşınması zorlaşır. Uzun vadede kalp kası kalınlaşır (konjestif kalp hastalığı riski).
2. Solunum Sistemi
Özellikle brachycephalic (kısa burunlu) ırklarda — örneğin Pug, Bulldog ve Shih Tzu’da — fazla yağ dokusu, akciğerlerin genişlemesini engeller. Bu köpekler nefes almakta zorlanır, horlama artar, sıcak havalarda çabuk yorulurlar. Aşırı kilo, solunum yetmezliği riskini ciddi ölçüde yükseltir.
3. Kas-İskelet Sistemi
Kilo artışı, eklemlere binen yükü doğrudan artırır. Özellikle kalça ve diz eklemlerinde kıkırdak aşınması (osteoartrit) sık görülür. Labrador, Golden Retriever ve Dachshund gibi ırklarda bu durum kronik ağrıya, hareket kısıtlılığına ve kalıcı topallığa yol açabilir. Obez köpeklerde artrit vakalarının görülme oranı zayıf köpeklere göre %60 daha fazladır.
4. Endokrin (Hormon) Sistemi
Yağ dokusu, leptin ve adiponektin gibi hormonları salgılar. Leptin fazlalığı beyne “tokluk” sinyali gönderemediği için köpek sürekli aç hisseder. Aynı zamanda insülin direnci gelişir ve bu durum diyabet mellitus (şeker hastalığı) için zemin hazırlar. Ayrıca obez köpeklerde tiroid hormon üretimi azalabilir ve metabolizma daha da yavaşlar.
5. Sindirim ve Karaciğer Sistemi
Aşırı yağlanma karaciğer hücrelerinde yağ birikimine yol açar (hepatik lipidoz). Bu durum, karaciğerin toksinleri temizleme yeteneğini azaltır. Sindirim sistemi tembelleşir; mide boşalması yavaşlar, gaz ve kabızlık sık görülür.
6. Üreme Sistemi
Obez dişi köpeklerde östrus (kızgınlık) düzensizlikleri, erkeklerde ise sperm kalitesinde azalma görülür. Fazla yağ dokusu, üreme hormonlarının dengelenmesini engeller.
7. Bağışıklık Sistemi
Kronik inflamasyon, bağışıklık hücrelerinin dengesini bozar. Obez köpekler enfeksiyonlara, cilt hastalıklarına ve yara iyileşme gecikmelerine karşı daha savunmasız hale gelir.
8. Sinir Sistemi ve Yaşam Kalitesi
Aşırı kilo, köpeklerin hareket kabiliyetini azaltarak depresif davranışlara yol açabilir. Uykusuzluk, isteksizlik ve sosyal izolasyon belirtileri sık görülür.
Sonuç olarak obezite, tek bir organı değil, tüm sistemleri etkileyen multisistemik bir rahatsızlıktır. Bu nedenle erken müdahale, hem yaşam süresini uzatır hem de kronik ağrı ve yorgunluk döngüsünü kırar.
Köpeklerde Obezitenin Tedavisi (Aşamalar ve Yaklaşımlar)
Obezite tedavisi uzun vadeli bir süreçtir ve “diyet + egzersiz + davranış değişikliği” üçlüsünü kapsar. Amaç sadece kilo kaybı değil, vücut yağ oranının azaltılması ve metabolik dengenin yeniden kurulmasıdır. Her tedavi planı köpeğin yaşına, kilosuna, cinsine, sağlık durumuna ve yaşam tarzına göre bireyselleştirilmelidir.
1. Tedaviye Başlangıç: Veteriner Değerlendirmesi
Veteriner hekim önce köpeğin vücut ağırlığını, BCS skorunu ve metabolik profilini değerlendirir. Ardından hedef kilo belirlenir. Genellikle toplam vücut ağırlığının %1–2’sinin haftalık olarak azaltılması önerilir. Daha hızlı kilo kaybı karaciğer yağlanması ve kas kaybı riskini artırır.
2. Diyet Planı ve Kalori Hesabı
Günlük enerji ihtiyacı, Resting Energy Requirement (RER) formülüyle hesaplanır:RER = 70 × (vücut ağırlığı kg)^0.75Kilo vermesi gereken köpekler için bu değerin %80’i kadar kalori önerilir.
Düşük yağ, yüksek proteinli veteriner diyet mamaları tercih edilir.
İnsan yiyecekleri, masa artıkları ve ödül mamaları tamamen kesilmelidir.
Diyetin bileşenleri:
Yüksek kaliteli protein (kas koruması için)
L-karnitin (yağ yakımını destekler)
Lif (tokluk sağlar)
Düşük karbonhidrat oranı
Köpeğin su tüketimi artırılmalı, mama öğünleri günde 2–3 küçük porsiyona bölünmelidir.
3. Egzersiz Programı
Egzersiz, kilo kaybının en önemli bileşenidir. Ancak başlangıçta aşırı yorgunluk veya eklem zorlanması yaratmamak için kademeli artırılmalıdır:
İlk hafta 15–20 dakikalık yürüyüş,
haftadan itibaren 30–45 dakikaya çıkarılabilir,
Yüzme, düşük eklem stresi nedeniyle özellikle obez köpekler için idealdir.
Oyun bazlı aktiviteler (frizbi, top atma, parkur yürüyüşü) hem kalori harcatır hem de psikolojik olarak motive eder.
4. Takip ve Kilo Kontrolü
Köpeğin kilosu haftalık olarak tartılmalı ve aylık rapor tutulmalıdır. Hedeflenen kilo kaybı sağlanamıyorsa, diyet içeriği veya egzersiz süresi yeniden düzenlenir. Ayrıca karaciğer enzimleri, tiroid hormonu ve glikoz seviyeleri periyodik olarak kontrol edilmelidir.
5. Medikal ve Takviye Destekleri
Bazı durumlarda kilo kaybını desteklemek amacıyla veteriner hekim tarafından L-karnitin, omega-3 yağ asitleri veya antioksidan içerikli takviyeler önerilebilir. Ancak ilaçla zayıflatma uygulamaları, yalnızca veteriner kontrolünde yapılmalıdır.
6. Sahip Eğitimi ve Davranış Yönetimi
En sık yapılan hata, köpeğe “duygusal ödül” olarak yiyecek verilmesidir. Sahiplerin bu davranıştan vazgeçmesi, tedavinin başarısı için kritiktir.Veteriner hekim, sahipleri düzenli olarak bilgilendirerek motivasyonu sürdürmelidir. Başarılı kilo kontrolü genellikle 6–12 ay arası bir süreçte gerçekleşir.
7. Hedef: Yaşam Boyu Ağırlık Yönetimi
Kilo verdikten sonra hedef, ideal kiloyu korumaktır. Bu, ömür boyu sürecek bir beslenme ve egzersiz disiplinidir. Diyet bitince eski alışkanlıklara dönülmesi, obezitenin tekrar etmesine neden olur.
Köpeklerde Diyet Programı ve Beslenme Planı Oluşturma (Adım Adım)
Obez köpeklerde kilo yönetimi yalnızca mama miktarını azaltmakla sınırlı değildir; dengeli, sürdürülebilir ve metabolizmayı destekleyen bir beslenme planı gerektirir. Bu plan, bireysel ihtiyaçlara göre hazırlanmalı ve veteriner gözetiminde uygulanmalıdır.
1. Aşama: İdeal Kilonun Belirlenmesi
Veteriner hekim, köpeğin yaşına, cinsine ve vücut yapısına göre ideal kilo aralığını belirler. Genel kural olarak, mevcut kilonun %15–25’inin azaltılması hedeflenir. Hızlı kilo kaybı karaciğer ve kas yapısına zarar verebileceği için bu süreç kademeli olmalıdır.
2. Aşama: Günlük Kalori Hesabı
Kilo verme diyetlerinde genellikle Resting Energy Requirement (RER) formülü kullanılır:RER = 70 × (vücut ağırlığı (kg))^0.75Bu değer, köpeğin dinlenme halindeyken harcadığı enerji miktarını gösterir. Kilo vermek için bu değerin yaklaşık %80’i kadar kalori alınmalıdır.
Örneğin 20 kg ağırlığında bir köpeğin RER değeri yaklaşık 662 kcal’dir. Bu durumda günlük mama içeriği 500–530 kcal civarında planlanmalıdır.
3. Aşama: Diyet Mamanın İçerik Özellikleri
Köpeklerde kilo kontrolü için özel formüle edilmiş veteriner diyet mamaları tercih edilmelidir. Bu mamalar genellikle:
Yüksek protein (%25–30) içerir (kas kaybını önlemek için),
Düşük yağ oranı (%7–10) içerir,
Lif oranı yüksek tutulur (tokluk hissi sağlar),
L-karnitin ve taurin gibi metabolizmayı destekleyici aminoasitler barındırır.
Ev yemekleriyle besleme, kalori ve içerik dengesizliği nedeniyle genellikle önerilmez. Ancak veteriner gözetiminde hazırlanmış ev diyetleri (örneğin haşlanmış hindi göğsü, kabak, yulaf ezmesi kombinasyonu) kısa süreli olarak kullanılabilir.
4. Aşama: Öğün Düzeni ve Beslenme Disiplini
Günlük mama miktarı 2 veya 3 öğüne bölünmelidir.
Serbest mama erişimi (“maması hep önünde dursun”) obezite tedavisini tamamen bozar.
Mama kabı ölçülü olmalı; el ile tahmini doldurma yerine mutfak terazisi kullanılmalıdır.
Ödül mamaları mümkünse tamamen kesilmeli, gerekiyorsa düşük kalorili sebze parçaları (örneğin haşlanmış havuç) tercih edilmelidir.
5. Aşama: Sıvı Alımı
Obez köpeklerde su tüketimi artırılmalıdır. Su, sindirim ve toksin atılımı için hayati önem taşır. Özellikle yüksek lifli diyetlerde su yetersizliği kabızlığa neden olabilir.
6. Aşama: Haftalık Takip ve Ayarlama
Her hafta kilo ölçümü yapılmalı, kilo kaybı haftada vücut ağırlığının %1–2’sini geçmemelidir. Hedeflenen oranın altında veya üstünde sonuç alınırsa diyet yeniden düzenlenmelidir.
7. Aşama: Kilo Koruma Planına Geçiş
Hedef kiloya ulaşıldıktan sonra, kalori miktarı yavaşça artırılarak koruma planına geçilir. Bu dönemde egzersiz sıklığı artırılmalı ve mama içeriği yeniden değerlendirilmelidir.
Sonuç olarak, köpeklerde diyet programı yalnızca kalori azaltımı değil; bilimsel planlama, düzenli takip ve sahip disiplini gerektiren uzun soluklu bir süreçtir.
Egzersiz ve Aktivite Düzeni – Köpeklerde Kilo Kontrolü İçin Stratejiler
Egzersiz, köpeklerde obeziteyle mücadelenin en etkili ve doğal yöntemidir. Ancak yanlış planlanmış egzersiz, özellikle aşırı kilolu hayvanlarda eklem hasarına veya solunum güçlüğüne neden olabilir. Bu nedenle egzersiz programı yaş, ırk, kondisyon ve eklem sağlığı dikkate alınarak yapılandırılmalıdır.
1. Egzersiz Programına Başlangıç
İlk hedef, köpeğin fiziksel dayanıklılığını artırmak ve metabolizmayı canlandırmaktır. Başlangıçta düşük tempolu yürüyüşlerle başlanır:
İlk hafta: günde 2 kez, 15–20 dakika
hafta: 25–30 dakika
hafta: 40–45 dakika
Aşırı sıcak veya nemli havalarda yürüyüş süresi kısaltılmalı, sabah veya akşam saatleri tercih edilmelidir.
2. Egzersiz Türleri ve Yoğunluğu
Obez köpeklerde eklem yükünü minimize eden, düşük darbe (low-impact) egzersizler en uygunudur:
Yüzme: En etkili kilo verme yöntemlerinden biridir; eklem baskısı minimumdur.
Yavaş tempolu yürüyüş: Kas aktivasyonu sağlar, kalp atım hızını dengeli artırır.
Hafif tırmanışlar: Merdiven veya eğimli parkurlarda kısa süreli yürüyüşler kas tonusunu artırır.
Oyun egzersizleri: Frizbi, top atma, saklambaç gibi oyunlar hem fiziksel hem mental egzersiz sağlar.
Egzersiz süresi ve yoğunluğu köpeğin kondisyonuna göre artırılmalıdır. Obezite tedavisinin ilk 4–6 haftasında amaç kilo kaybı değil, dolaşım sisteminin ve kas koordinasyonunun güçlendirilmesidir.
3. Aktivite Takibi ve Ölçüm
Egzersiz sırasında köpeğin nefes alma hızı, dil rengi ve enerji seviyesi gözlemlenmelidir. Yorulma veya nefes darlığı belirtisi olduğunda egzersiz sonlandırılmalıdır. Bazı sahipler, aktivite takibi için akıllı tasmalar veya pedometre (adım ölçer) kullanarak günlük hedefler belirleyebilir.
4. Mental Egzersizlerin Önemi
Köpeklerde obezite, yalnızca fiziksel hareketsizlikten değil, aynı zamanda mental sıkılmadan da kaynaklanır. Günlük rutin değişikliği, zeka oyuncakları, yeni komut eğitimleri gibi aktiviteler, köpeğin hem zihin hem beden dengesini sağlar. Bu durum, stres kaynaklı aşırı yeme davranışlarını azaltır.
5. Egzersiz Sırasında Beslenme Dikkati
Egzersiz öncesi mide dolu olmamalıdır. Mide torsiyonu riski nedeniyle egzersizden en az 1 saat önce veya sonra beslenme yapılmalıdır. Egzersiz sonrası su verilmelidir ancak hızlı içme engellenmelidir.
6. Yaşa Göre Egzersiz Uyarlamaları
Yavru köpekler: Kısa ama sık aralıklarla oyun temelli egzersiz uygundur.
Orta yaşlı köpekler: Orta tempolu yürüyüş ve yüzme idealdir.
Yaşlı köpekler: Yavaş yürüyüşler, pasif egzersizler ve esneme hareketleri tercih edilmelidir.
7. Egzersiz ile Diyetin Birlikte Yönetimi
Kilo kontrolünde en etkili yöntem, diyet ve egzersizin eş zamanlı yürütülmesidir. Sadece diyetle zayıflama metabolizmayı yavaşlatır; sadece egzersizle kilo vermek ise yeterli kalori açığı oluşturmaz. İkisinin dengeli kombinasyonu, yağ kaybını artırır, kas kütlesini korur.
Köpeklerde Obezite Tedavisinde Kullanılan Takviyeler ve Destek Ürünleri
Obezite tedavisinde ana hedef beslenme ve egzersiz dengesini sağlamak olsa da, bazı destekleyici takviyeler kilo verme sürecini hızlandırabilir, metabolizmayı düzenleyebilir ve kas kaybını önleyebilir. Ancak bu takviyelerin kullanımı mutlaka veteriner kontrolü altında olmalıdır; rastgele veya insan ilaçlarıyla destek yapılması ciddi sağlık riskleri doğurabilir.
1. L-Karnitin
L-karnitin, yağ asitlerinin mitokondrilere taşınmasını sağlayarak yağ yakımını artırır. Aynı zamanda kas kütlesinin korunmasına yardımcı olur. Yapılan araştırmalara göre L-karnitin destekli diyet uygulanan köpeklerde, kilo kaybı hızı ortalama %30 oranında artar.
Kullanım: Genellikle diyet mamalarda doğal olarak bulunur, ayrıca sıvı veya kapsül formda veteriner hekim reçetesiyle verilebilir.
Avantaj: Kas dokusunu korur, enerji seviyesini yükseltir, yorgunluğu azaltır.
2. Omega-3 Yağ Asitleri (EPA & DHA)
Omega-3 yağ asitleri, inflamasyonu azaltır ve metabolik dengeyi destekler. Ayrıca insülin duyarlılığını artırarak yağ depolanmasını azaltır.
Kaynaklar: Somon yağı, balık yağı kapsülleri veya keten tohumu yağı.
Ek faydaları: Deri ve tüy sağlığını korur, eklem esnekliğini artırır.
3. L-Taurin
Taurin, kalp kası fonksiyonları ve yağ metabolizması için önemli bir aminoasittir. Özellikle büyük ırk köpeklerde obeziteye bağlı kardiyomiyopati riskini azaltır.
Kullanım: Düşük kalorili diyet mamalarda takviye formunda bulunabilir.
4. Glukozamin ve Kondroitin
Obez köpeklerde eklem yükü arttığı için, kıkırdak koruyucu (chondroprotective) takviyeler önerilir. Glukozamin ve kondroitin, eklem sıvısının kalitesini artırır ve artrit riskini azaltır.
Kullanım süresi: En az 8–12 hafta düzenli kullanımda etkisi belirginleşir.
5. Probiotik ve Prebiotikler
Bağırsak florası, kilo yönetiminde sandığından daha büyük rol oynar. Obez köpeklerde bağırsak mikrobiyotası bozulmuştur; yararlı bakterilerin (örneğin Lactobacillus ve Bifidobacterium) azalması, yağ emilimini artırır. Probiyotik takviyeleri sindirimi düzenler, gaz ve kabızlığı azaltır.
6. Vitamin ve Mineral Destekleri
Kısıtlı kalorili diyetlerde A, D, E vitaminleri ile çinko ve selenyum gibi mineraller eksik alınabilir. Veteriner formül multivitaminler bu açığı kapatarak bağışıklığı güçlendirir.
7. Bitkisel Destekler (Veteriner Onaylı)
Bazı doğal içerikler, yağ metabolizmasını destekleyici etkiler gösterebilir:
Yeşil çay ekstresi: Antioksidan etkiyle yağ oksidasyonunu artırır.
Zencefil: Sindirimi kolaylaştırır ve termojenik (ısı üretici) etkisi vardır.
Kitosan: Yağ emilimini kısmen azaltabilir.
Ancak bu takviyelerin her biri yalnızca veteriner hekim tavsiyesiyle kullanılmalıdır; çünkü doz aşımı mide rahatsızlığı, hipoglisemi veya toksisite riskleri doğurabilir.
Sonuç olarak takviyeler, obezite tedavisinde tek başına çözüm değil, bilimsel diyet ve egzersiz programını destekleyen yardımcı araçlardır.
Obez Köpeklerde Takip, Aylık Kontrol ve Ölçüm Yöntemleri
Köpeklerde kilo kontrolü bir defalık bir süreç değil, düzenli takip ve değerlendirme gerektiren uzun dönemli bir yönetim planıdır. Hedef sadece kilo vermek değil, bu kiloyu kalıcı olarak koruyabilmektir.
1. Aylık Kilo Kontrolü
Köpeğin kilosu her ay aynı koşullarda ölçülmelidir:
Sabah saatlerinde,
Mide boşken,
Aynı tartı cihazı kullanılarak.
Veteriner kliniklerinde yapılan ölçümler en doğru sonuçları verir. Haftalık değişim %1–2 seviyesinde tutulmalıdır. Aşırı hızlı kilo kaybı karaciğer yağlanması ve kas kaybına neden olabilir.
2. Vücut Kondisyon Skoru (BCS) Değerlendirmesi
Her kontrol ziyaretinde köpeğin BCS değeri yeniden hesaplanır. Hedef, 1–9 skalasında 4 veya 5 aralığında kalmaktır.
Kaburgaların hafifçe hissedilmesi,
Karın çizgisinin belirgin olması,
Bel çevresinde hafif içe kıvrım bulunması ideal görünüm kriterleridir.
3. Kas ve Yağ Dağılımının İzlenmesi
Sadece kilo ölçümü yeterli değildir; yağ ve kas oranı da takip edilmelidir. Ultrason veya vücut çevresi ölçümü (örneğin göğüs ve bel çevresi) bu konuda faydalıdır.Veteriner hekimler genellikle bel çevresi ölçümünü aylık olarak kaydeder. Bu değer azalıyorsa, yağ kaybı başarıyla ilerliyor demektir.
4. Davranışsal Gözlemler
Sahip, köpeğin enerji seviyesi, yürüyüş isteği, oyun ilgisi gibi davranışsal parametreleri not etmelidir. Artan aktivite isteği ve azalan nefes darlığı, doğru yönde gidildiğinin göstergesidir.
5. Kan ve Hormon Kontrolleri
Uzun süreli obezite tedavilerinde her 3–6 ayda bir kan tahlili yapılmalıdır:
T4 ve TSH: Tiroid fonksiyonu
ALT ve AST: Karaciğer fonksiyonları
Glukoz ve İnsülin: Diyabet riski takibiBu veriler, metabolik adaptasyonun doğru ilerleyip ilerlemediğini gösterir.
6. Egzersiz Günlüğü
Sahipler, yürüyüş süresi, oyun türü ve aktivite sıklığını bir egzersiz günlüğüne kaydetmelidir. Bu kayıtlar hem motivasyonu artırır hem de veterinerin ilerlemeyi objektif değerlendirmesine yardımcı olur.
7. Başarı Değerlendirmesi
6–12 aylık periyotta ideal kiloya ulaşıldığında, köpek için “kilo koruma protokolü” başlatılır. Bu aşamada:
Kalori miktarı yavaşça artırılır,
Egzersiz süresi sabit tutulur,
Her 3 ayda bir kontrol muayenesi yapılır.
Eğer kilo artışı yeniden başlarsa, diyet planı anında revize edilir. Bu nedenle sürekli izleme, obezitenin tekrar etmemesi için en güçlü silahtır.
8. Sahip Motivasyonu
Sahiplerin kararlılığı, köpeğin başarısını doğrudan belirler. Veteriner kliniklerinde aylık başarı tabloları, kilo grafikleri veya öncesi-sonrası fotoğrafları kullanmak motivasyonu yüksek tutar. Obezite tedavisi, sadece bir veteriner değil, sahip-veteriner iş birliğiyle yürütülen bir süreçtir.
Köpeklerde Obezitenin Önlenmesi İçin Sahiplerin Dikkat Etmesi Gerekenler
Köpeklerde obeziteyi tedavi etmekten çok önlemek daha kolay, daha güvenli ve daha ekonomiktir. Bu nedenle sahiplerin günlük yaşamda uygulayabileceği basit ama etkili alışkanlıklar, kilo kontrolü açısından büyük fark yaratır.
1. Doğru Mama Seçimi ve Porsiyon Kontrolü
Köpekler genellikle sahiplerinin verdiği kadar yer; bu nedenle porsiyon kontrolü obezite önlemenin en temel adımıdır.
Mama seçiminde yaş, ırk ve aktivite düzeyi mutlaka dikkate alınmalıdır.
Yavru, yetişkin ve yaşlı köpek mamalarının kalori yoğunlukları farklıdır.
Köpeklerin serbest mama erişimi olmamalıdır; yemek zamanları belirli olmalıdır.
Mama ambalajlarındaki ölçüler genel ortalamadır; ideal miktar, köpeğin kondisyonuna göre veteriner tarafından belirlenmelidir.
2. Ödül Mamaları ve İnsan Gıdalarına Dikkat
Ev yemekleri ve masadan verilen yiyecekler, obezitenin en sık nedeni olan fazladan gizli kalorilerdir.
Özellikle ekmek, makarna, pirinç, kızartmalar ve peynir gibi gıdalar yüksek karbonhidrat ve yağ içerir.
Eğitim sırasında verilen ödül mamalarının günlük kaloriye dahil edilmesi gerekir.
Ödül vermek gerekiyorsa düşük kalorili sebzeler (haşlanmış havuç, salatalık dilimi) kullanılabilir.
3. Egzersizi Günlük Rutine Dahil Etmek
Düzenli yürüyüşler sadece kilo kontrolü değil, davranışsal sağlık açısından da önemlidir.
Günde en az 30 dakika aktif yürüyüş, enerji dengesini korur.
Yağışlı veya soğuk günlerde ev içi oyunlar (top atma, kısa eğitim seansları) alternatif olabilir.
Egzersizler her gün aynı saatte yapılırsa metabolik düzen sağlanır.
4. Kısırlaştırma Sonrası Beslenme Ayarlaması
Kısırlaştırma sonrası hormon değişiklikleri nedeniyle metabolizma yavaşlar. Bu dönemde mama miktarı %20 oranında azaltılmalı ve egzersiz artırılmalıdır.Veteriner hekim, bu dönemde “kısırlaştırılmış köpek maması” önerebilir; bu mamalar düşük kaloriye sahiptir ama tokluk hissi verir.
5. Düzenli Veteriner Kontrolleri
Köpeğin yılda en az iki kez kilo ve kondisyon kontrolünden geçmesi gerekir. Veteriner hekim, BCS (Body Condition Score) değerlendirmesi yaparak olası kilo artışlarını erken fark eder.
6. Aile Bireylerinin Tutarlı Olması
Bir evde birden fazla kişi varsa, herkes aynı besleme düzenine uymalıdır. Birinin gizlice ödül vermesi, tüm diyet dengesini bozabilir. Bu yüzden “aile içi beslenme kuralı” belirlenmelidir.
7. Stres Yönetimi
Bazı köpekler stres, yalnızlık veya can sıkıntısı nedeniyle aşırı yemek yer. Rutin, sevgi, oyun ve sosyal etkileşim, bu davranışı önler. Obezite çoğu zaman fiziksel olduğu kadar psikolojik bir sorun olarak da değerlendirilmelidir.
8. Obezite Günlüğü Tutmak
Sahipler, köpeğin kilosunu, yeme alışkanlıklarını ve egzersiz süresini bir “obezite günlüğünde” kayıt altına alabilir. Bu, farkındalık yaratır ve kontrolü kolaylaştırır.
Sonuç olarak köpeklerde obeziteyi önlemek, bir diyet değil bir yaşam tarzı düzenlemesidir. Sahip, köpeğin beslenmesini, hareketini ve ruh halini dengede tutarak uzun ve sağlıklı bir ömür sağlar.
Yavru ve Yaşlı Köpeklerde Obezite Farklılıkları ve Özel Yaklaşımlar
Köpeklerin yaşı, obeziteye yatkınlık ve tedavi sürecini doğrudan etkiler. Yavru ve yaşlı köpeklerde kilo yönetimi farklı metabolik dinamikler gerektirir. Bu iki dönem, obeziteyle mücadelede özel yaklaşım isteyen hassas evrelerdir.
1. Yavru Köpeklerde Obezite
Yavru köpeklerde obezite genellikle “fazla beslemek büyümeyi hızlandırır” düşüncesinden kaynaklanır. Ancak fazla kilo, gelişim sürecinde kemik ve eklemlere aşırı yük bindirir.
Yavru köpeklerde dikkat edilmesi gerekenler:
Günlük kalori miktarı yaş ve ırk büyüklüğüne göre hesaplanmalıdır.
Serbest mama erişimi kesinlikle yasaktır.
Öğünler gün içine 3–4 defa bölünmelidir.
Yavru köpeklerin hızlı büyüme döneminde kalsiyum-fosfor dengesi bozulmamalıdır; ev yemekleri bu dengeyi sağlayamaz.
Erken dönem obezite, ileri yaşta metabolik hastalık riskini 3 kat artırır.
Veteriner hekimler, büyüme eğrilerini kullanarak yavruların kilosunu her ay izlemelidir. Obeziteye eğilim fark edilirse diyet hemen düzenlenir.
2. Yetişkin Köpeklerde Obezite Yönetimi
Yetişkin dönemde obezite genellikle yaşam tarzı kaynaklıdır. Az egzersiz, yüksek kalorili beslenme ve kısırlaştırma sonrası metabolik yavaşlama ana sebeplerdir.Bu dönemde kilo kontrolü, aktif yaşam tarzı, düzenli egzersiz ve porsiyon disiplini ile sağlanmalıdır.
3. Yaşlı Köpeklerde Obezite
Yaşlı köpeklerde obezite, genç köpeklere göre farklı riskler taşır çünkü bu dönemde kas kütlesi azalır, yağ oranı artar ve hareket kabiliyeti düşer.
Yaş ilerledikçe metabolizma hızı %20–30 oranında düşer.
Kas kaybı (sarkopeni) arttıkça enerji tüketimi azalır.
Artrit, kalça displazisi veya kalp-damar hastalıkları nedeniyle aktivite seviyesi kısıtlanabilir.
Yaşlı köpeklerde dikkat edilmesi gerekenler:
Mama, düşük yağ ama yüksek protein içermelidir (kas korunması için).
Eklem destekleyici takviyeler (glukozamin, omega-3) düzenli kullanılmalıdır.
Egzersiz süresi kısa ama sık olmalıdır (örneğin günde 3×10 dakika yürüyüş).
Sıvı alımı artırılmalı, suya kolay erişim sağlanmalıdır.
Ayrıca yaşlı köpeklerde kalp ve böbrek fonksiyonları düzenli izlenmelidir; kilo verme süreci yavaş ilerlemelidir. Ani diyet değişiklikleri bu dönemde risklidir.
4. Kısırlaştırılmış Köpeklerde Özel Yaklaşım
Kısırlaştırma, hormonal metabolizmayı doğrudan etkiler. Östrojen ve testosteron düzeyleri düşünce, iştah artar ve enerji tüketimi azalır.Bu nedenle:
Kısırlaştırma sonrası ilk 3 ayda mama miktarı %20 azaltılmalı,
Egzersiz sıklığı artırılmalı,
“Kısırlaştırılmış köpek mamaları” tercih edilmelidir.
Araştırmalara göre kısırlaştırma sonrası ilk 6 ay, köpeklerin kilo alma riskinin en yüksek olduğu dönemdir. Bu süreçte yakından takip şarttır.
Yaşa göre obezite yönetimi, tek tip bir planla yürütülemez. Her dönem farklı metabolik ihtiyaçlar barındırır. Yavru köpeklerde büyüme ve gelişim, yaşlı köpeklerde ise kas koruma ve eklem sağlığı ön planda olmalıdır.
Köpeklerde Obezite Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Köpeklerde obezite tam olarak ne anlama gelir?Köpeklerde obezite, vücutta aşırı yağ birikmesi sonucu organ fonksiyonlarının bozulduğu metabolik bir hastalıktır. Genellikle ideal vücut ağırlığının %20’sinden fazla kilo artışıyla tanımlanır. Bu durum yalnızca estetik bir problem değildir; kalp, karaciğer, kas-iskelet ve hormonal sistemler üzerinde ciddi yük oluşturur.
Köpeklerde obezite neden olur?En yaygın nedenler arasında aşırı mama verilmesi, yetersiz egzersiz, kısırlaştırma sonrası metabolizma yavaşlaması, genetik yatkınlık ve hormonal bozukluklar bulunur. Labrador Retriever, Beagle, Cocker Spaniel ve Pug gibi ırklar genetik olarak daha yüksek risk taşır.
Köpeğimin obez olduğunu nasıl anlarım?Kaburgalar dokunulduğunda hissedilemiyorsa, karın çizgisi kaybolmuşsa ve köpeğiniz yürürken çabuk yoruluyorsa obezite gelişmiş olabilir. Veteriner hekim tarafından yapılan “Body Condition Score (BCS)” değerlendirmesi en güvenilir yöntemdir.
Obez köpeklerde en sık görülen sağlık sorunları nelerdir?Kalp-damar hastalıkları, solunum güçlüğü, karaciğer yağlanması, diyabet, eklem hastalıkları ve bağışıklık sisteminde zayıflama obeziteyle doğrudan ilişkilidir.
Köpeklerde obezite ölümcül olabilir mi?Evet. Uzun süre tedavi edilmeyen obezite, organ yetmezlikleri ve kronik inflamasyon nedeniyle yaşam süresini 2 yıla kadar kısaltabilir.
Kısırlaştırma sonrası kilo alımı normal midir?Evet, ama kontrol edilmelidir. Kısırlaştırma sonrası enerji ihtiyacı azalır, iştah artar. Bu dönemde mama miktarı %20 azaltılmalı, egzersiz artırılmalıdır.
Köpeklerde obezite nasıl tedavi edilir?Tedavi, düşük kalorili diyet, düzenli egzersiz ve davranış değişikliklerini içerir. Veteriner hekim, köpeğin ideal kilosuna göre bireysel plan oluşturur.
Köpeklerde diyet mamalar gerçekten işe yarar mı?Evet. Bilimsel formüle sahip diyet mamalar, protein ve lif oranı yüksek, yağ oranı düşüktür. Bu sayede kas kaybı olmadan yağ kütlesi azalır.
Evde diyet yapmak köpeğime zarar verir mi?Veteriner onayı olmadan uygulanan ev diyetleri genellikle yetersiz besin dengesi nedeniyle kas kaybı, vitamin eksikliği veya sindirim sorunlarına yol açar. Bu nedenle her diyet planı profesyonel destekle hazırlanmalıdır.
Köpeklerde obeziteyi önlemenin en kolay yolu nedir?Porsiyon kontrolü, günlük egzersiz, düzenli veteriner kontrolü ve ödül mamalarının sınırlanması obeziteyi önlemenin temel adımlarıdır.
Köpeğime yürüyüş yaptırmak kilo vermesine yeter mi?Yalnızca yürüyüş yeterli değildir. Egzersiz mutlaka dengeli bir diyetle desteklenmelidir. Egzersiz sadece yağ yakımını değil, kas dayanıklılığını da artırır.
Köpeklerde obezite genetik midir?Evet. Özellikle Labrador Retriever gibi ırklarda leptin reseptör geninde bulunan mutasyonlar, tokluk hissini baskılayarak aşırı yeme eğilimine yol açar.
Köpeğimin ne kadar kaloriye ihtiyacı var?Veteriner hekim, köpeğin kilosu, yaşı ve aktivite düzeyine göre günlük enerji ihtiyacını hesaplar. Formül genellikle “RER = 70 × (kilo)^0.75” şeklindedir.
Obez köpeklerde hangi takviyeler kullanılabilir?L-karnitin, omega-3 yağ asitleri, probiyotikler ve glukozamin gibi takviyeler kilo kontrolünü destekler. Ancak bunların her biri veteriner kontrolüyle kullanılmalıdır.
Köpeklerde kilo verme ne kadar sürer?Ortalama olarak köpeğin toplam vücut ağırlığının %1–2’si haftalık olarak azalmalıdır. Sağlıklı bir kilo kaybı süreci 6–12 ay sürebilir.
Yaşlı köpeklerde obezite nasıl yönetilir?Yaşlı köpeklerde metabolizma yavaşladığı için diyet düşük yağlı ama yüksek proteinli olmalı, egzersiz süresi kısa ama sık tutulmalıdır.
Köpeklerde obezite diyabetle ilişkili midir?Evet. Obezite, insülin direncini artırır ve Tip 2 diyabetin en önemli nedenlerinden biridir.
Köpeklerde obezite tekrarlayabilir mi?Eğer köpek ideal kiloya ulaştıktan sonra eski beslenme alışkanlıklarına geri dönerse, kilo yeniden alınabilir. Kilo koruma protokolü ömür boyu sürdürülmelidir.
Köpeklerde obezite psikolojik olabilir mi?Dolaylı olarak evet. Stres, can sıkıntısı veya yalnızlık gibi duygusal faktörler aşırı yeme davranışını tetikleyebilir. Oyun ve sosyal etkileşim kilo kontrolü kadar önemlidir.
Obezite ameliyatla tedavi edilir mi?Hayır. Obez köpeklerde cerrahi yöntemler kullanılmaz. Tedavi, davranışsal ve beslenme temelli yürütülür.
Köpeklerde kilo takibi nasıl yapılır?Aylık tartımlar, BCS ölçümü ve bel çevresi değerlendirmesiyle yapılır. Her 3 ayda bir veteriner kontrolü önerilir.
Obez köpeklerde karaciğer yağlanması nasıl anlaşılır?İştahsızlık, halsizlik, sararma ve kusma gibi belirtiler karaciğer yağlanmasını gösterebilir. Bu durumda hemen veteriner kontrolü gerekir.
Köpeklerde obezite kalıtsal mı yoksa yaşam tarzı mı?Her ikisi de etkili olabilir. Genetik yatkınlık risk oluşturur ancak yanlış besleme alışkanlıkları obezitenin asıl tetikleyicisidir.
Köpeklerde obeziteyi engellemek için mama dışında ne verilebilir?Haşlanmış sebzeler (kabak, havuç, brokoli) düşük kalorili alternatiflerdir ancak ana öğün yerine geçmemelidir.
Obezite tedavisi sonrası tekrar kilo alırsa ne yapılmalı?Kilo artışı fark edilir edilmez diyet planı revize edilmeli ve egzersiz süresi artırılmalıdır. Uzun süre beklenirse kilo yeniden stabilize olur ve düşürmek zorlaşır.
Keywords (Anahtar Kelimeler)
köpeklerde obezite,obez köpek tedavisi,köpeklerde kilo kontrolü,köpek diyet planı,köpeklerde egzersiz
Sources
American Veterinary Medical Association (AVMA)
Association for Pet Obesity Prevention (APOP)
Merck Veterinary Manual – Nutritional Disorders in Dogs
World Small Animal Veterinary Association (WSAVA) Guidelines
Mersin Vetlife Veterinary Clinic – Haritada Aç: https://share.google/XPP6L1V6c1EnGP3Oc
